Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5177 E. 2020/3141 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5177
KARAR NO : 2020/3141
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.09.2019 tarih ve 2019/13-2019/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2006/57017 sayılı markanın, müvekkili adına tescilli 123384 sayılı marka ile, 2002/07806 ve 2007/45900 sayılı markaların ise müvekkili ile özdeşleşmiş “üç şerit” şekilli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu markaları müvekkilinin tanınmışlığından yarar sağlamak maksadıyla kötüniyetle tescil ettirdiğini, ayrıca 2002/07806 sayılı markanın kullanılmama nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/57017, 2002/07806 ve 2007/45900 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının markaları ile davacı markalarının birbirlerine benzemediğini, 2006/57017 sayılı markanın davalı adına daha önce tescil edilmiş “Metropolitan” ibareli markanın baş harfi olan “M” harfinin dikilebilir ve uygulanabilir hali için tescil ettirildiğini, 2002/07806 sayılı markanın “M” harfinin üst üste ters konulmuş şeklinden oluşturulduğunu, orta kısmında “MP” harflerinin bulunduğunu, davacıya ait üç şerit markası ile benzerliğinden sözedilemeyeceğini, 2007/45900 sayılı markanın “M” harfinin köşeli biçimde yazılışından ibaret olduğunu, üst orta kısmında “MP” ibaresinin bulunduğunu, 2002/07086 sayılı markanın kullanılarak 2006 tarihli katalogda yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı markaları arasında görünüm, şekil, tasarım ve grafik yönden markalar aynıyet derecesinde benzerlik bulunduğu, marka sahibinin renklerde değişiklik yapabilme serbestisi ile birlikte değerlendirildiğinde davaya konu markalar arasında doğrudan karıştırma ihtimalinin varlığının kabulü gerektiği, bu haliyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük bakımından da davalının kullanımını ispat edemediği gerekçesi ile davalı adına tescilli 2002/07806, 2006/57017, 2007/45900 numaralı markaların hükümsüzlüğüne, davalı adına kayıtlı 2002/07806 tescil numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 2002/07806 sayılı markanın 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli 2016/148 esas ve 2016/189 karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptali karşısında doğru olmasa da anılan markanın hüküm fıkrasının 1. bendinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca hükümsüz kılınmış bulunması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.