YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5326
KARAR NO : 2013/9187
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek, 13.613,00 TL. maddi tazminat ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın (davalı … şirketi manevi tazminattan sorumlu olmamak üzere) yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili ile diğer davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL. maddi tazminatın tüm davalılardan, 5.000,00 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 31.5.2010 tarihli kaza tespit tutanağında ışık kontrollü kavşakta meydana gelen kaza nedeniyle, davalı araç sürücüsünün olayda tali, davacı taraf sürücüsünün ise asli kusurlu oldukları
belirtilmiştir. Yargılama sırasında mahkemece keşifte görevlendirilen bilirkişiden alınan 04.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücünün % 80 oranında, davacı tarafın % 20 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir. Öte yandan, olaya dair ceza yargılamasına ilişkin olarak Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/368 E. ve 2011/479 K. sayılı dava dosyasından alınan 21.2.2011 ve 02.5.2011 tarihli bilirkişi raporlarında da tarafların kusur oranlarının alternatifli olarak değerlendirildiği görülmekte olup, Sakarya 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/59 D.İş sayılı dosyasından alınan 28.6.2010 tarihli raporda da tarafların eşit kusurlu oldukları yönünde bir sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasında kusur oranları yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmediği gibi, tazminat yönünden de; davalı taraf araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olacağından, mahkemece alınan bilirkişi raporunda aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert edilmesi gerektiği bildirilmesine karşın, aracın sovtaj değerinin belirlenmediği görülmektedir.
O halde, öncelikle sürücülerin olaydaki kusur oranlarının ve davacının gerçek zararının belirlenmesi yönünden dosyanın İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile olayın oluş şekli itibariyle, kaza tespit tutanağı, mevcut bilirkişi raporları, ceza yargılamasına ilişkin dosya, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mevcut çelişkilerin giderilmesi, ayrıca; dava konusu aracın tamirinin ekonomik olmadığı belirlediğinden, kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin belirlenmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre davalı …’nın manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ile davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve Generali Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 17.6.2013 gününde Oybirliğiyle karar verildi.