YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6448
KARAR NO : 2012/3750
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve …(…) Belediye Başkanlığı, Yeni Cami Mahalle Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.06.2011 gün ve 173/426 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, bağış ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 29.12.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 2162,05 ve B harfiyle gösterilen 3440,80 m2 taşınmaz bölümlerinin tarla vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısına göre dava konusu taşınmaz bölümleri 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 766 sayılı Yasanın 2.maddesine göre tespit dışı bırakılmıştır. TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükümlerine göre bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlikle kazanılabilmesi için taşınmazın nitelik itibariyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Taşınmazın niteliğinin kazanıma uygun olması, zilyetlikle edinim için ön koşuldur. Somut olayda; mahallinde 17.12.2010 tarihinde yapılan keşfe bağlı düzenlenen ve itiraza uğramayan uzman ziraatçı bilirkişinin 12.01.2011 havaleli raporunun sonuç kısmında niza konusu taşınmaz bölümlerinin tarıma uygun olduğu belirtilmekle birlikte, rapor içeriğinde uyuşmazlık konusu taşınmazların genel yapısı itibariyle taşlı oldukları, başka yerden toprak taşınarak sahanın toprak bütünlüğünün bozulduğu, ağır iş makinalarıyla çalışma yapıldığına dair izler olduğu ve bitki gelişimini engelleyecek şekilde toprağın ağır iş makinalarıyla ezilmiş halde bulunduğu bildirilmiştir. Harita mühendisi bilirkişinin 29.12.2010 tarihli rapor ve krokisinde ise dava konusu taşınmaz bölümlerinin 1961, 1988 ve 2001 tarihli hava fotoğraflarında sürülü olmadığı, boşluk olarak görüldükleri belirtilmiştir. Bu halde davaya konu taşınmaz bölümlerinin ziraatçı ve harita mühendisi bilirkişilerin raporlarında tespit edilen mahiyet ve vasıfları itibariyle zilyetlik yoluyla kazanılmaları mümkün bulunmamaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.