YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/134
KARAR NO : 2012/5212
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Sarıkaya Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair… Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 01.04.2011 gün ve 5/195 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, sınırları gösterilen taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davacının babası ve ölümünden sonra da davacı ve diğer mirasçılar tarafından kullanıldığını bu nedenle bu taşınmazın davacı ve diğer mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı … temsilcisi duruşmalara katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Mahkemece, “davaya konu fen bilirkişi raporunda B ile gösterilen 12701,50 metrekare olan yerin davasız ve aralıksız olarak davacı zilyetliğinde bulundurduğundan davacı adına tesciline” karar verilmiştir. Hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, HUMK.nun 74. maddesi kapsamında ( HMK.nun 26. maddesi) hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olaya gelince; keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu taşınmazın öncesinde davacının dedesi, ondan da babasına kaldığını, 27 sene önce babası ölünce davacı ve kardeşlerine kaldığını açıklamışlardır. Davacının babası Seyfali’nin nüfus kaydı dosya arasında bulunmakta olup kayda göre davacı ile birlikte altı mirasçısı olduğu görülmektedir. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların üçüncü kişi aleyhine tek başına tescil davası açmaları mümkün olmadığına göre muris Seyfali’nin diğer mirasçılarının davaya karşı olurlarının alınması veya TMK.nun 640. maddesi gereğince terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve davanın bu şekilde yürütülmesi mümkün ve gereklidir. Mahkemece, bu usuli eksiklik yerine getirilerek dava şartı tamamlandıktan sonra, kazanma koşullarının oluşması durumunda paylı olarak tescil edilmesi ve uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.