YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8251
KARAR NO : 2013/9234
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesi ile sigortalı, davalılardan …’ın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki aracın dava dışı araca çarparak hasar verdiğini hasar bedelinin ve meydana gelen yaralanma nedeniyle hastane masraflarının anılan aracın hak sahiplerine ödendiğini bildirip, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetsiz olması nedeniyle dava dışı aracın hak sahiplerine ödenen 15.293,00 TL’nin 12.05.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, sigortalı araç sürücüsünün sürücü belgesi olan … olduğunu, trafik kazası tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını bildirip kusur oranı ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 10.000,50 TL’nin 12.05.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının davalı …, sürücünün ise davalı … olduğu görülmüştür. Zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarının B.4/2 nci maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilmesi gerekir. Davalı … sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı değildir. Bu durumda mahkemece davalı sürücü hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermesi gerekirken, bu davalı aleyhine yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyzi itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.