Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6431 E. 2020/6965 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6431
KARAR NO : 2020/6965
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Asıl Dava: Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve karşı davaların ayrı ayrı kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı-karşı davalı Kurum vekili, dava konusu 1 ve 2 parsel sayılı toplam 16.339,00 m2 sahalı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğunu, söz konusu taşınmazların kurban satış ve kesim yeri olarak davalı tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, davalıya 03.01.2014 tarihli yazı ile ecrimisil ödenmesi için ihtar gönderildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını açıklayarak, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın haksız kullanımından dolayı müdahale tarihi olan 26.09.2013- 18.10.2013 tarihleri arasında toplam 40.000,00 TL işgal tazminatının kademeli yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Açılan karşı dava yönünden karşı davacının Kuruma 20.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak taşınmazlar için söz konusu dönem için Kurum tarafından belirlenen ecrimisil bedelinin 60.000,00 TL olduğunu bu nedenle kalan kısmı da ödemesi gerektiğini ileri sürerek, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı … vekili, dava konusu 1 ve 2 nolu parsellerde bulunan davacı tarafın mülkiyetinde olan taşınmazda kurbanlık satışı yapmak üzere 26.09.2013 tarihinde işgaliye parası olarak 20.000,00 TL’yi davacının hesabına dekont mukabilinde ödediğini, buna rağmen ilgili yerin kullanılmasına izin verilmeyerek ödediği bedelin üzerinde tuttuğunu ve sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu açıklayarak, 20.000,00 TL’ nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, haklarında açılan asıl davanın ise reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı-karşı davacının taşınmazı 18.10.2013 tarihinde teslim ettiği, bu tarihe kadar ecrimisil bedeli ile sorumlu olduğu ve bu miktarın davacı-karşı davalı tarafa ödemesi gerektiğinin toplanan deliller ile anlaşıldığı, davalı-karşı davacının, davacı-karşı davalı Kuruma 20.000,00 TL bedel ödediğinin tartışmasız olduğu, bu bedelinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı-karşı davalıdan tahsili gerektiği, toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, bilirkişi raporunda belirtilen dönemler arasında tespit edilen 7.333,33 TL ecrimisil bedelinin davalının bu süre zarfında bu yeri kullandığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalı tarafa verilmesi gerektiği, karşı davada 26.09.2013 tarihinde işgaliye parası olarak davalı-karşı davacı tarafından yatırılan bedelin kendisine ödenmediği, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bu miktarın geri ödemesi gerektiğinden karşı davanın da kabulü gerekli olduğu, ancak davalı-karşı davacının ödediği bedelden, ecrimisil bedeli olarak tespit edilen miktarın mahsup edilmesi ile kalan miktarın davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne 7.333,33 TL ecrimisil bedelinin kademeli yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı taraftan tahsiline, davacı-karşı davalı tarafa verilmesine, fazla istemin reddine; karşı davanın kısmen kabulüne 12.666,70 TL alacağın karşı dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacı tarafa verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı-karşı davalı vekilinin tüm ve davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı-karşı davacı vekililinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, asıl dava yönünden yazılı şekilde davacı lehine 7.333,33 TL’ye hükmedilmiş ise de kabul dosya kapsamındaki bilgi ve tespitlerle örtüşmemektedir. Davalının, davacı kurum hesabına 26.09.2013 tarihinde ecrimisil bedeli olarak 20.000,00 TL yatırdığı tartışmasız olup, teknik bilirkişilerce belirlenen ve Mahkemece kabul edilen ecrimisil bedeli olan 7.333,33 TL’nin davalı tarafından kurum hesabına 20.000,00 TL olarak yatırılan para içinde olduğu gözetilmeksizin mükerrrerlik oluşturacak şekilde tekrar bu bedelin davalıdan tahsiline dair karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, asıl davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı-karşı davalı vekilinin tüm ve davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.