Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/13582 E. 2013/17668 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13582
KARAR NO : 2013/17668
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davacının sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının…’ya ait işyerinde 01/07/1982 tarihinde hizmet akdine dayalı eylemli günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 108. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun 92. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya içeriğinden, dinlenen tanığın bordro tanığı olmadığı, komşu işyeri tanığı olduğu beyan edilmekte ise de, bu konuda çelişkinin giderilmediği görülmektedir.
Mahkemece davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesindeki işyerinin bordrolarında kayıtlı kişiler, ya da komşu işyerlerinin sahip ve çalışanları re’sen tespit edilerek, bilgi ve görgüleri alınmalı; çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ve YHGK’nun 21.09.2011 günlü 2011/527 Esas – 2011/552 Karar sayılı kararı gereğince hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.