Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2018/950 E. 2020/3578 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/950
KARAR NO : 2020/3578
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, iş akdi feshedilen işçilere ve işten çıkan dava dışı işçilere, davalı tarafından ödenen kıdem tazminatına istinaden davacının hak edişlerinden muhtelif tarihlerde toplam 82.907,48 TL’nin kesildiğini, kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, 82.907,48 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarih ve 2017/1378 E., 2018/409 K. sayılı ilamıyla Kamu İhale Mevzuatına tabi alt işverenlik sözleşmeleri kapsamında çalışanların kıdem tazminatının salt son kamu kurumunda ödeneceğinin öngörülmesi, işçi açısından seçimlik hakkı bertaraf etmeyeceği gibi, belirtilen yasanın davacının sorumluluğunu ortadan kaldıran ve kıdem tazminatının, rücu hakkı tanınmadan davalı üzerinde bırakan bir düzenleme de olmadığı, davalının davacı şirkete ait işçilere yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemelerine dair rücu hakkını kullanarak davacının hak edişlerinden kesinti yapmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..
Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.