Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/9785 E. 2020/9894 K. 17.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9785
KARAR NO : 2020/9894
KARAR TARİHİ : 17.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, sanıklar …, …, …, … haklarında erteleme

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında birleşen 2011/7072 soruşturma numaralı eylemine yönelik, sanık … hakkında birleşen 2011/7103 soruşturma numaralı eylemine yönelik açılan davalar hakkında bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1. Sanıklar …, …, …, …’ın TCK’nun 37. maddesi uyarınca sanıklar … ve …’in eylemlerine asli iştirak eden sıfatıyla cezalandırılması gerekirken yardım eden oldukları gerekçesi ile TCK’nun 39. maddesi uyarınca cezalarında indirim yapılması,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin sanık …’e atılı suç tarihinin 21/11/2011, 23/11/2011, 30/11/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 27/12/2011 olduğu,
Sanık …’e atılı suç tarihlerinin 21/11/2011, 02/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 27/12/2011 olduğu,
Sanık …’e atılı suç tarihinin 23/11/2011, iddianame düzenleme tarihin ise 27/12/2011 olduğu, temyiz edilmeksizin kesinleşen Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/1313 E. – 2015/1028 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 21/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/01/2012 olduğu,
Anılan dosyalarda sanıkların eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, derdest dosyanın incelenip gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak incelenmesi, sanıkların bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışıldıktan sonra kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün mahsubu hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.