Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/575 E. 2012/6839 K. 09.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/575
KARAR NO : 2012/6839
KARAR TARİHİ : 09.07.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.03.2011 gün ve 50/50 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, kadastro çalışmalarında öncesi itibariyle vekil edeninin babası adına tapuya kayıtlı bulunan taşınmazların davalılar adına tespit olduğunu, öncelikle söz konusu dayanak tapu kayıtlarının belirlenmesini, bilahare vekil edeninin babası adına tapuya kayıtlı olduğu halde hatalı olarak davalılar adına tespit ve tescil edilen taşınmazlara ait parsel numaralarının saptanarak, davalılar üzerindeki tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, … ve …; davacının ve halasının 45 yıl önce sattıkları ve zilyetliklerini devrettikleri taşınmazların kadastro çalışmalarında alıcıları adına tespit edildiğini, davacının zilyetliği olmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …, …, … ve …’e dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat evrakı ölmüş olduklarından bahisle tebliğ edilmeksizin iade edilmiştir.
Diğer davalılar ise yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin ada ve parsel numaralarının belirtilmediği, taraf teşkili sağlanmadığı ve kesin süreye rağmen delil bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir sübjektif hakkı ihlal edilen kimse Devletin yetkili yargı organlarına başvurarak hukuki korunma talep edebilir. Anayasanın 36.maddesinde de düzenlendiği gibi, herkes meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı merciileri önünde davacı olarak yer alıp, talepte bulunma hakkına sahiptir. Ancak 6100 sayılı HMK.nun 119. (1086 sayılı HUMK.nun 179) maddesinde de belirtildiği üzere dava dilekçesinin bir kısım unsurları ihtiva etmesi gereklidir. Davanın konusu, dayandığı vakıalar ve deliller dava dilekçesinin içeriğinde bulunması gerekli hususlardandır. Ayrıca HMK.nun 194/1.maddesine göre, ispat bakımından bir iddia ileri sürenin bu iddiasını somutlaştırma yükü bulunmaktadır. Temyiz incelemesine konu davada; davacı taraf davaya konu taşınmazları ada-parsel numaralarıyla veya mevkii ve sınırları itibariyle bildirmediği gibi, dayanak tapu kayıtlarını ve delillerini açıklamamıştır. Mahkemece uyuşmazlık konusu taşınmazların somutlaştırılması ve delillerin ibrazı yönünde oluşturulan ara kararlarının gereği de yerine getirilmemiştir.
Öte yandan; TMK.nun 28.maddesi uyarınca ölümle kişilik sona erer. Anılan madde uyarınca sona eren kişiliğe bağlı olarak gerçek kişinin medeni haklardan istifade ehliyeti ve davada taraf olma ehliyeti de son bulur. Ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından, dava tarihinden önce ölen kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi (04.05.1978 tarih, 4/5 sayılı İBK.), mirasçıları da dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanamaz. Davalı …, …, … ve …’in dava tarihinden önce ölmüş bulundukları belirlendiğine göre, adı geçen davalılara davanın yöneltilmiş olması da doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.