YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/15866
KARAR NO : 2020/18229
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre katılan vekilinin temyizinin aracın müsaderesinin gerektiğine hasrettiği anlaşılarak yapılan incelemede;
… isimli birinden geçici aldığını belirttiği, kime ait olduğunu bilmediği ve 1987 model, 740 karton kaçak sigaranın naklinde kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerekirken, araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi,
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu eşyanın suç tarihindeki gümrüklenmiş değeri tarafsız ve bağımsız bilirkişiye tevdi ve tespit edilmek suretiyle; 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de,
2-Karar celsesinde huzurda bulunan sanığın esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri ve son sözü sorulmadan hüküm kurulmak suretiyle CMK’nin 216/2. maddesine aykırı davranılması,
3-Kanuna uygun olarak davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresinin yanı sıra suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun çerçevesinde TAPDK’nun davaya katılma hakkı bulunmadığı halde katılmasına karar verilip gerekçeli kararda da vekalet ücretinin katılana verilmesine;
4- Suça konu bandrolsüz sigaraların müsaderesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi,
5-Dosya kapsamında malen sorumlunun dinlenmediği anlaşılmakla suça konu eşyaların naklinde kullanılan aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesi bakımından; müsaderesi talep edilen aracın kayden maliki olan …’in dinlenilerek sonucuna göre aracın müsaderesi konusunda olumlu veya olumsuz şekilde karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olmakla, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.