YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12529
KARAR NO : 2020/10479
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sanıklardan … hakkında dava konusu olay nedeniyle 22/03/2013 tarih ve 2013/32157 soruşturma no’lu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’ne tebliğinin ise yapılmadığı, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar usulüne uygun olarak kaldırılmadığı halde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca sanık hakkında 28/11/2013 tarihinde ise bu defa aynı eylem nedeniyle iddianame tanzim edildiği,
5271 sayılı CMK’nun takipsizlik kararı verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan 173/1. maddesinde “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.” ve 6545 sayılı Yasanın 71 inci maddesiyle değişik CMK’nun 173/1. maddesinde ”Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir”, 2/1/2017-KHK-680/10 md ile değişik CMK’nun 172/2. maddesinde ”Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” düzenlemeleri ve YCGK’nın 23/06/2015 tarih ve 2013/7-700E., 2015/241 K. sayılı ilamında başka benzer bir olayın tartışılması sırasında ise yeni delilin, “kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet Savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir.” şeklinde tanımlanması nazara alındığında daha önceden dosyada olmayan veya değerlendirilemeyen yeni bir delil olmadığı müddetçe verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının hukuk güvenliği açısından kaldırılmasının mümkün olamayacağı da nazara alınarak, 22/03/2013 tarih ve 2013/32157 soruşturma no’lu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’ne tebliğinin sağlanarak, itiraz yasa yolunun işletilebilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulup neticesine göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. 09/04/2012 tarihinde …. Kargo firmasının ilgili şubesinde gelir uzmanlarınca yapılan denetimde gönderici bilgileri: ”…., …. Paşa Mah. …. S.k No:7, …., Tel: ….”, alıcı bilgileri ”…, Mah. …. Cad. …. Sk. No:5, …., Tel: ….” olarak gözüken gönderide 34 paket 400 gr, 6 paket 1000 gr ve 2 paket 500 gr kaçak çay ele geçirildiği, gönderici ….un açık kimlik bilgilerinin belirlenemediği, açık kimliği belirlenen alıcı sanık …’un nüfus kayıtlarında yapılan incelemede baba adının … olduğunun belirlenmesi üzerine göndericinin ise sanık … olabileceği şüphesiyle …’un de soruşturma kapsamına alındığı ve baba oğul olan sanıklara 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, sanıkların aşamalardaki savunmalarında; dava konusu gönderi ve kaçak çaylarla ilgilerinin bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, sanık ….’in göndericiye ait gözüken …. no’lu GSM hattının ise adına kayıtlı olup eşi tarafından kullanılmakta olduğunu belirttiği olayda, …. Kargo şirketinin Nusaybin şubesindeki suça konu kargo gönderisine ait kargo kabul belgelerini düzenleyen ilgili kargo görevlisi dinlenilerek söz konusu kargo paketini kimin yolladığı sorulup anılan kargoyu teslim edenin ve gönderenin sanıklar olup olmadığının teşhis ettirilmesi, ilgili kargo şubesinde teşhise imkan verecek kamera kayıtlarının olup olmadığının araştırılması ve gerekirse kargo paketine ait belgeler üzerinde gönderen kişiye ait imza bulunması halinde, bu belgeler dosyaya celbedilerek sanıklardan tatbik imza örneği alınıp ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında imzaladıkları belgelerin olması halinde bunlar da celp edilerek imza mukayesesi yaptırıldıktan, ifade tutanakları ve beyan içeriklerine göre sanık …’e ait gsm numaralarının …., …., …’a ait gsm numarasının…. olduğu da gözetilerek kargo gönderim tarihi ve yakın tarihlere ilişkin sanıkların kullanımında bulunan GSM hatlarının hts kayıtları incelendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.