YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19473
KARAR NO : 2020/11223
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2017/1971 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.03.2020 tarihli ve 2020/3795 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2020 tarihli ve 2020/42318 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamelerde;
Dosya kapsamına göre, kayden 01.01.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 16.05.2017 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapmak gerekirken, indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayini ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı TCK’nin 86/2, 3-a maddesinde düzenlenen basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (3/4)
oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hususlarının da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 21.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.