Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/13303 E. 2020/10387 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13303
KARAR NO : 2020/10387
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2011 tarihli 2011/81 Esas ve 2011/286 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleştirilmesinden sonra sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda da temyiz incelemesine konu 27.01.2015 tarihli, 2014/782 Esas ve 2015/59 sayılı Karar ile hükmün açıklandığı anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eylemi 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 31.03.2011 tarihli karara yönelik davadan haberdar olmayan TAPDK’nun itiraz hakkının bulunduğu ve anılan kuruma tebligat yapılmadan kararın kesinleştirildiği anlaşılmakla, bu haliyle deneme süresi başlamadığından kesinleşmemiş karara dayanarak Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 10.03.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.