YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6919
KARAR NO : 2020/6866
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Teslim, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2592/5633 hissesinin maliki olduğu ve üzerinde bahçe, ev ve müştemilatı bulunan 123 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tamamına davalıların vekil edeninin rızası dışında ve haksız biçimde el atarak haksız biçimde kullandıklarını açıklayarak davalıların müvekkilinin hissedar maliki bulunduğu taşınmaza vaki haksız elatmalarının önlenmesini ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreyi kapsamak, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere vekil edeninin dava konusu taşınmazda hissesine tekabül eden 100,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, daha sonra yargılamanın devamı esnasında ıslah ile ecrimisil talep miktarını arttırarak 10.345,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalılar cevap dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın davalılardan …’a babasından miras kalmış bir taşınmaz olup davalıların uzun yıllar boyunca anılan taşınmazı bahçeli konut olarak kullandıklarını, davacının dava konusu taşınmazdaki 2592/5633 oranındaki hisseyi cebri icra satışı ile 1984 yılında alarak taşınmazda paydaş malik haline geldiğini ve paydaş malik haline geldiği 1984 yılından dava tarihine kadar olan yaklaşık 30 yıllık sürede davalılar olarak kendilerine intifadan men iradesini yansıtacak resmi ya da gayriresmi bir ihtar veya beyanda bulunmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın devamı sırasında 24.05.2015 tarihinde davalılardan …’ın ölümü üzerine mirasçılık belgesine göre mirasçıları olan kişiler dahili davalı olarak davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisi bulunmadığı, davalıların, 2592,27 m2’si davacıya ait taşınmazı herhangi bir geçerli sebebe dayanmaksızın kullandığı, davacı ile davalı arasında akdedilmiş yazılı yada sözlü bir kira sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmakla, davalının davacıya ait taşınmaza elatmasının önlenmesine ve tahliyesine, davalının dava konusu taşınmazı kullandığı anlaşıldığından bilirkişi tarafından hesaplanan ecrimisil bedeline hükmedilerek davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle,
Davanın kabulüne; 123 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen ve dosya arasında bulunan 06.04.2016 tarihli krokili raporunda kırmızı renkle boyanmış olarak B harfi ile gösterilen 2.592,27 m2’lik kısmına dahili davalıların müdahalesinin men’i ile taşınmazın davacıya teslimine, 06.04.2016 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına; 123 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisi … tarafından tanzim edilen ve dosya arasında bulunan 06.04.2016 tarihli krokili raporunda kırmızı renkle boyanmış olarak B harfi ile gösterilen 2.592,27 m2’lik kısmının dahili davalılar tarafından haksız olarak kullandığı anlaşılmakla, 08.01.2010-08.01.2015 tarihleri arası toplam 10.445,00 TL ecrimisil tazminatının dava tarihi olan 08.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, karar verilmesi üzerine; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava men’i müdahale ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin ecrimisil konusundaki temyiz itirazlarına gelince, davacının beyanına ve dosya içerisindeki kadastro ve tapu kayıtlarına göre davacının dava konusu taşınmazda 1984 yılında 2592/5633 hisseyi icra yoluyla satın almış olduğu, 1999 yılındaki kadastro çalışmalarında taşınmazın davacı ile davalılardan … adına paylı olarak tescil işlemi yapıldığı, dosya kapsamından ve keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının anlatımından taşınmazın davalılarca kullanılmasına, uzun yıllar boyunca davacı tarafından itirazda bulunulmadığı, davacının taşınmazdaki payına yönelik kullanım iradesini ve davalıların bu pay kadar olan kısmı kullanmamalarına yönelik intifadan men iradesini davalılara yansıtmadığı bu nedenle taşınmazda tarafların paylı malik olmaları ve davacının, davalı tarafı ecrimisil talep ettiği süreden önce intifadan men etmemiş olması nedeniyle ecrimisil talebi yönünden davanın reddi gerekirken belirtilen hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde ecrimisil talebi yönünden de kabul kararı verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .