YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23868
KARAR NO : 2013/16119
KARAR TARİHİ : 13.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı Kurum tarafından; asıl borçlusu … Profesyonel Kulübü olan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu üyesi olan davacı aleyhine 2004 / 15755, 10292, 2005 / 14513 ve 2006 / 12209 sayılı takip dosyalarından, 2003/5 ilâ 2004/10’uncu aylarına ait prim ve gecikme zammı alacağı talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından zamanaşımı ve sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davacının davaya konu alacaktan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacıya 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93 ve devamı maddeleri kapsamında usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmediği ve davacının 04.06.2012 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesi ile ödeme emrinden haberdar olduğu anlaşıldığından; davanın 6183 sayılı Kanunun 58’inci maddesinde öngörülen yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulüne ilişkin mahkeme kararı yerindedir.
2- Uyuşmalık, davalı Kurumun prim alacaklarının 506 sayılı Kanun’un 80’inci maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun’a göre tahsiline ilişkindir. Prim ve gecikme zammı yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun alacak hakkı, Borçlar Kanunu’nun 125’inci maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımına tabi iken, 506 sayılı Kanun’un 80’inci maddesinde 3917 sayılı Kanun ile yapılan ve 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren; “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun hükümleri uygulanır…” hükmü uyarınca Kurum alacakları yönünden 6183 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin 102 ve devamı maddeleri geçerli olmuş ve anılan 102’nci madde kapsamında sözü edilen alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olmuştur.
Ne var ki, 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunla, 506 sayılı Kanun’un 80’inci maddesi tekrar değiştirilerek, 6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinin, Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme karşısında Kurumun sigorta priminden doğan alacakları 3917 sayılı Kanun değişikliğinden önce olduğu gibi Borçlar Kanunu’nda belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır.
Somut olayda; 06.07.2004 tarihinden önce tahakkuk eden prim alacakları yönünden anılan 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve 6183 sayılı Kanunun 103’üncü maddesine sayılan ve zamanaşımı kesen herhangi bir işlem bulunmadığından, 06.07.2004 tarihinden önce tahakkuk eden primler yönünden ödeme emirlerinin iptaline ilişkin mahkeme kararı yerindedir.
3- Mahkemece, 2004 yılı Temmuz ayından sonra tahakkuk eden primler yönünden de ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş ise de; Aydınspor Profesyonel Kulübü’nün 12.07.2004 tarihli Genel Kurul Toplantı Sonuç listesinde davacının yönetim kurulu başkanlığına yeniden seçildiği belirtildiği gibi, davacı 18.08.2006 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ve başkanlığından istifa ettiğine dair istifaname ibraz etmiştir. Bu nedenle davacının anılan dönemler yönünden yönetim kurulu üye ve başkanı olup olmadığı anlaşılamadığından; Mahkemece, Dernek Tüzüğü ile karar defter ve tutanakları dâhil tüm bilgi ve belgeler getirtilip, davacının Aydınspor Profesyonel Kulübü adına temsil ve ilzam yetkisinin bulun dönemler yöntemince belirlenmelidir.
4- Mahkemece iptaline karar verilen 2006/12209 takip sayılı dosyadaki ödeme emirleri dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Söz konusu dosyada hangi dönem primlerinin takip konusu yapıldığı ilgili belgeler davalı Kurumdan getirtilerek belirlenmeli ve deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında inceleme yapılmaksızın, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.