Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/3681 E. 2020/3827 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3681
KARAR NO : 2020/3827
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

Adalet Bakanlığının, 16/04/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/389 esas, 2019/891 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına ilişkin Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1406 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 04/10/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterilmediği, kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakının dosya kapsamında yer almadığı,
2- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğini müteakip sanığın 09/01/2018 tarihinde kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladığı, ancak sanığın erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak dava açıldığı,
3- Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/389 esas, 2019/891 sayılı kararıyla “sanığın tedbirin infazı sırasında kullandığı belirtilen benzodiazepin maddesinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturmayacağından bu aşamada dava şartının oluşmadığı” gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verildiği,
4- Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1406 değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “1- Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/12/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, anılan kararın gereğinin takdir ve ifası için Ödemiş Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 15/12/2017 tarihinde gönderildiği, Bayındır Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/12/2017 tarihli karar kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı, bu
itibarla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği,
2- Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 19/12/2019 tarihli ve 2019/3229 esas, 2019/7405 karar ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/10/2019 tarihli ve 2019/2730 esas, 2019/6297 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri kapsamında alınan idrar numuneleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Ödemiş Develet Hastanesince düzenlen tetkik sonucu raporlarına göre idrarında “Benzodiazepin” bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, sanığın uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kamu davası açılmışsa da, “Benzodiazepin” isimli maddenin bulundurulmasının ve kullanılmasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinin 6. fıkrasında öngörülen suç saklı kalmak üzere, “uyuşturucu madde kullanma” suçunu oluşturmayacağı ve sanıktan başkaca uyuşturucu madde de ele geçirilmediği anlaşıldığından, sanık hakkında bu nedenle durma kararı verilmesi gerektiği,
Gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1406 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Kamu davası açılmadan önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle değişik TCK’nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için, karar içeriğindeki yasa yolu bildirimi usulsüzdür. Bu durumda karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda kesinleşmemiş kararla ilgili sanığın yükümlülüklere uymaması eyleminin gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığından, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle “kamu davasının durmasına” karar verilmesi gerektiği gibi,
Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yapılan idrar tetkiklerinde 2 defa benzodiazepin etken maddesine rastlanılması üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri dosyası ihlal nedeniyle kapatılarak dava açılmışsa da, bu etken maddenin yeşil reçeteyle satılan ilaçların aktif maddesi olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 1. fıkrası ile 6. fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, anılan etken maddenin “kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturmaması nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin de ihlali sayılamayacağı anlaşıldığından,
Mahkemece “davanın durmasına” karar verilmesi yasaya uygun olup, bu karara yönelik itirazın reddi yerine kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2019 tarihli ve 2019/1406 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.