YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3604
KARAR NO : 2013/10490
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekeceği ve somut olayda da taşınmazın tasarruf tarihindeki değerinin alacak miktarından daha az olduğu buna göre de karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği düşünülerek davacı tarafa harcın ikmali yönünde mehil verilerek sonucuna göre davaya devam edilip edilmeyeceği belirlenip bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve harç ikmali yapıldığı nazara alınarak yargılama giderlerine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece yargılama sırasında konulan ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin hüküm kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş ise de tasarrufun iptali davalarında dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmayacağı, İİK’nun 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati haczin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırması doğru olmadığı gibi davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden yalnızca tasarrufun iptaline dair hüküm kurulması isabetli değildir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle HUMK.nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin sonunda yer alan ”Hüküm kesinleşinceye kadar taşınmaz üzerine konulan İHTİYATİ TEDBİRİN DEVAMINA,” ibaresinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve aynı yer alan “İPTALİNE” ibaresinden sonra gelmek üzere “İİK’nin 283/I fıkrası gereğince Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2010/7844 sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 343,04 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 01/07/2103 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.