YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16700
KARAR NO : 2020/4595
KARAR TARİHİ : 17.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman tabip olarak görev yapan şikayetçiye ait kaşeyi çaldığı, bu kaşeyi kullanarak üzerinde SSK amblemi bulunan boş reçeteye Aferin isimli ilacı yazıp şikayetçi adına imzaladığı ve suça konu sahte reçeteyi kullanarak eczaneden adı geçen ilacı almak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması, yapılan incelemede, reçete üzerinde hasta adı olarak ”… ” yazmasına rağmen, TC kimlik numarasının sanık …’a ait olması, SSK amblemli reçetelerin 2006 yılından bu yana kullanılmadığının belirtilmesi karşısında; belgede sahtecilik suçlarında, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu belge aslı duruşmada incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tespit edilip, denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden ve iğfal kabiliyetinin ne şekilde gerçekleştiği de gerekçeli kararda tartışılmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanığa yüklenen hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun nitelikli haline uyduğu gözetilmeden, suçun vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşmek suretiyle sanık hakkında TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Kabule göre de;
a-Sanığa atılı suçun TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun tespiti halinde, TCK’nin 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 17.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.