Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/889 E. 2020/5307 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/889
KARAR NO : 2020/5307
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet

213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaası ve vergi suçu raporunda, sanığın 2009, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında da sahte fatura düzenlediği belirtilmesine rağmen, sanık hakkında bu suçlardan dava açılmadığının anlaşılması karşısında, “2009, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kamu davası açılması için gereğinin mahallinde yapılması mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaası ve vergi suçu raporunun “2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçuna ilişkin olduğu, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 04.12.2013 tarih ve 2013/2942 esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak “2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçundan kamu davası açıldığı, ancak bu suçla ilgili verilen mütalaa bulunmadığı, sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği dikkate alınarak; iddianameye konu olan 2008 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçu yönünden 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak “2008 yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.