YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16261
KARAR NO : 2020/11538
KARAR TARİHİ : 13.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit,tehdit,kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, üzerine atılı silahla tehdit eylemini önce market yöneticisi mağdur …’e; bir süre sonra gerçekleştirdiği basit tehdit eylemini ise yine mağdur … ile birlikte market çalışanları olan diğer mağdurlar … ve …’a yönelik olarak gerçekleştirdiğinin iddia ve kabul edilmesi, eylemlerinin aynı olay bütünlüğü, eylem yerleri arasındaki mesafenin yakın oluşu ve kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleşmesi karşısında; sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimali tartışılmadan silahla tehdit ve basit tehditten ayrı ayrı hükümler kurulması,
2-Sanık hakkında kasten yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinde;
Katılanlara ait genel adli muayene raporlarında basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıklarının belirtilmesi karşısında; sanığın kasten yaralama eylemlerini bıçakla gerçekleştirip gerçekleştirmediği açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında TCK 86/3-e maddesinin uygulanması,
3-Silahla tehdit suçundan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinin kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulamayacağının gözetilmemesi,
4-Sanığın sabıkasında görülen ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, suç tarihi itibariyle anılan düzenlemenin yürürlükte olmaması nedeniyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın engel oluşturmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadan, yeterli olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.