YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18933
KARAR NO : 2020/15589
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.02.1999-25.12.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığı gerekçesiyle iş akdine son verildiğini, ancak, iddia olunan fesih sebebinin gerçeği yansıtmadığını, davacının çalıştığı süre içinde özverili çalışıp, işyerinin çıkarlarını ön planda tuttuğunu, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesine rağmen alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 02.12.2014 tarihinde mağazadan bir adet beyzbol sopasını izinsiz çıkardığını, işverenin güvenini sarstığını, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde, sabah 09:00’da mağazayı açtığı zamanlarda saat 19:00’a kadar çalıştığını, 13:00’da açtığında ise kapanış saati olan 22:00’da işten ayrılabildiğini iddia ederek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuş olup, alacağın ispatı için tanık deliline dayanmıştır. Dosya kapsamında dinlenilen davacı tanıklarından …, “Davacı haftada 6 gün çalışırdı, alışveriş merkezi 10:00 da açılırdı, personel 09:00 da gelirdi, alışveriş merkezi 22:00 de kapanırdı, personel çıkışı 10-15 dk sarkardı” şeklinde beyanda bulunmuş, diğer davacı tanığı … ise, davacının haftanın 6 günü sabah saat 10:00’da çalışmaya başladığını, işin yoğun olduğu günlerde saat 19:00 bazen de saat 22:00’a kadar çalıştığını ifade etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanlarının hesaplama yapılabilmesi için yeterli olmadığı, dosya içerisinde davacının serbest zaman kullanımına ilişkin belgeler ile denkleştirme belgelerinin olduğu gerekçesiyle fazla mesai alacağı hesaplanmamıştır. Ancak, dosya kapsamına göre söz konusu bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Zira, dosya içerisinde tüm hizmet süresine esas olacak şekilde serbest zaman kullanımına ilişkin belge bulunmadığı gibi, dinlenen tanıklarında çalışma saatleri konusunda çelişkili olmakla birlikte, davacının fazla mesai yaparak çalıştığına dair anlatımlarının bulunduğu görülmektedir.
Buna göre mahkemece yapılması gereken iş, davacı tanıklarının tekrar dinlenilerek, mesai saatleri konusundaki beyanlarının netleştirilmesi; davacının mesaisinin hangi dönemlerde, ne sıklıkla ve saat kaça kadar uzadığı konusunda açık beyanlarının alınması, dosya kapsamında yer alan serbest zaman kullanımına ilişkin belgeler de gözetilerek, yeni bir bilirkişiden bu hususları içerir denetime elverişli rapor alınması ve fazla mesai ücreti alacağına yönelik talep hakkında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.
Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.