YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18004
KARAR NO : 2012/1095
KARAR TARİHİ : 18.01.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.100,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili; tarafların murisi …’ın 1/2 hissesine yapılan iki katlı binayı davalının kullandığını belirterek 1. kat için 02.06.2004’den itibaren 5 yıl için 3.500,00 TL, 2. kat için 02.02.2005 tarihinden itibaren 3.500,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, zemin kat için davacıların 3.500,00 TL ecrimisil taleplerinin kabulüne, 1. katın davalı tarafından kullanılmaması nedeniyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştır. Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilir. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın, davaya konu taşınmazdan yararlanmak isteğini, davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır. Yararlanma isteminin bildirilmesi, belli bir şekil şartına bağlı olmayıp yemin dahil hertürlü delil ile ispatlanabilir.Somut olayda davacılar davalarını ispat için tanık deliline başvurmuşlardır. Dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacıların davadan önce davalıyı intifadan men ettikleri sonucuna varılamamaktadır. İntifadan men şartının ispatı yönünden davacı tarafın dilekçesinde “yemin” deliline de dayandığı gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.