Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6450 E. 2020/4607 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6450
KARAR NO : 2020/4607
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın 21/01/2020 tarih ve 94660652-105-27- 457 – 2019 – KYB sayılı yazısı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından sanık … hakkındaki Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/03/2017 tarihli 2017/82 esas ve 2017/ 210 sayılı kararı ile Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/04/2017 tarihli ve 2017/131 esas ve 2017/382 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyaların Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosyalar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 22/12/2014 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” eylemi nedeni ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda 28/12/2015 tarihli, 2014/65848 soruşturma ve 2015/1336 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 24/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 08/02/2016 tarihinde infazı için Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12/02/2016 tarihli ve 2016/439 DS sayılı çağrı yazısının 26/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 01/03/2016 tarihinde yükümlü bilgilendirme formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, 10/06/2016 tarihli SAMBA programının 2. oturumuna katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 17/06/2016 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasına rağmen 24/06/2016 tarihli SAMBA programının 3. oturumuna katılmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu’nun 29/06/2016 tarihli kararı ile uyarıya rağmen yükümlülüğünü ihlalde ısrar ettiğinden kaydın kapatılmasına karar verilerek dosyanın 30/06/2016 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak, şüphelinin 22/12/2014 tarihli eylemi nedeniyle 22/02/2017 tarihli, 2014/65848 soruşturma, 2017/2787 esas ve 2017/2280 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 191/4-a ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Kanun yararına bozma istemine konu Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2017 tarihli, 2017/131 esas ve 2017/ 382 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 16/05/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- Sanığın 04/09/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2017 tarihli, 2016/63268 soruşturma, 2017/1727 esas ve 2017/1415 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
6- Kanun yararına bozma istemine konu Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli, 2017/82 esas ve 2017/210 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 24/04/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun yararına Bozma İstemi:
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/82 esas, 2017/210 sayılı kararı ile yine sanığın aynı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2017 tarihli ve 2017/131 esas, 2017/382 sayılı kararını kapsayan dosyası incelendi.
Dosya kapsamına göre, Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/82 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04/09/2016, iddianame düzenleme tarihinin ise 03/02/2017 olduğu, Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/131 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22/12/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 22/02/2017 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/82 esas, 2017/210 sayılı kararı ile Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2017 tarihli ve 2017/131 esas, 2017/382 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın, 22/12/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 22/02/2017 tarihli iddianame ile, 04/09/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ise 03/02/2017 tarihli iddianame ile ayrı ayrı kamu davası açıldığı, sanığın ilk eylemi nedeniyle henüz dava açılmadan önce, 04/09/2016 tarihinde sanıkta yine kullanmak için bulundurduğu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmaktadır. İki suç arasında hukuksal kesinti bulunmamaktadır. Sanık her iki suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlemiştir. Başka bir anlatımla zincirleme suç oluşmuştur.
Zincirleme suç söz konusu olduğunda, TCK’nın 43. maddesi uyarınca, daha ağır sonuç doğuran suçtan hüküm kurulması ve diğer suç nedeniyle ise cezanın artırılması gerekir.
Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlere göre;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 22/12/2014 ve 04/09/2016 tarihlerinde iki kez “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlediği ve bunların “zincirleme suç oluşturduğu” anlaşıldığından , birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde farklı mahkemelerce ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/82 esas, 2017/210 sayılı kararı ile Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2017 tarihli ve 2017/131 esas, 2017/382 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
30/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.