YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6810
KARAR NO : 2020/6956
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Müdahalenin Men’i
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu … İli … İlçesi, … Köyü, 89 ve 845 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/291 Esas sayılı dosyasında verilen kararla 11.04.2013 tarihinde fesh edildiğinin tesbitine karar verildiğini, kararın 07.04.2015 tarihinde kesinleştiğini, davalıların yasal ve geçerli bir sözleşme olmadığı halde taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini, bu nedenle davalıların müdahalelerinin menini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili … yönünden husumet nedeni ile, diğer müvekkilleri yönünden esastan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu taşınmazlara davalılar … ve …’nin elatmasının önlenmesine, 61.189,00 TL. ecrimisilin 1.000,00 TL.lik kısmına dava tarihi olan 27/11/2014 tarihinden bakiye kısmına ıslah tarihi olan 04.04.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek sureti ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı … yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Elatmanın önlenmesi yönünden, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın ecrimisile ilişkin temyiz itirazına gelince;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi ve iyiniyetli olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Somut olaya gelince; … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/291 Esas 2013/316 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında düzenlenen 07.09.2005 tarihli kira sözleşmesinin feshedildiğinin tespitine karar verildiği ve bu kararın 07.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların dava konusu taşınmazda sözleşmenin feshinin tespitinin istendiği davanın açıldığı 21.05.2012 tarihinden itibaren fuzuli şagil olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan dava konusu taşınmaz tapu kaydında tarla niteliğinde olup, davalıya tarla olarak kiralanmış ve üzerindeki muhdesat kira sözleşmesi kapsamında davalı tarafından meydana getirilmiştir. Bu durumda ecrimisil hesabı münavebeli ürün esasına göre davalıların fuzuli şagil olduğu, her yıl ayrı hesap edilmesi gerekirken ÜFE ile artış yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.