Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18248 E. 2012/1800 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18248
KARAR NO : 2012/1800
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki etalmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, davalının kendilerinin zilyet ve tasarruflarında bulunan taşınmazdan Karadeniz Sahil Yolu için ihtiyaç duyulan dolgu malzemesinin çıkartılmasını istediğini, davalının taahhüdüne rağmen bu işlemler esnasında meydana gelen zararları gidermediğini, istinat yapılmadığını, yıkılan baraka bedelinin karşılanmadığını, altyapı ve akarları sağlayan aksam ve borular kırıldığı halde telafi edilmediğini, ürün kaybına yol açıldığını, taşınmaza haksız el atmak suretiyle muaraza çıkarttığını ileri sürerek, vaki el atma ve muarazanın önlenmesini, taşınmazın eski hale getirilmesini, uğradıkları zarar karşılığı şimdilik 7.000TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 25.1.2005 tarihli anlaşma tutanağının idari sözleşme mahiyetinde olduğu, idari sözleşmelerin ifasından kaynaklanan zararların tam yargı davası olarak görülmesi görevinin İdare Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın yargı yeri-görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu olup aralarında davacıların da bulunduğu bir kısım arazi sahipleri ile TCK.10. Bölge Müdürlüğü adına Asfalt Başmühendisi … ve Kontrol Şefi … tarafından imzalanan 25.1.2005 tarihli “Tutanak” başlıklı belgeye göre tarafların Karadeniz Sahil Yolu için davacıların arazisinden dolgu malzemesi alınması 2011/18248-2012/1800
hususunda sözleşme yaptıkları anlaşılmaktadır. İddialarını ve delillerini bildirmek tarafların, delillerin takdir ve değerlendirilmesi, hukuki tavsifin yapılması, uygulanacak yasa hükmünün bulunup uygulanması doğrudan hakimin görevidir. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisi kurulmuş olup idari yargıyı ilgilendiren idari bir işlem ve tasarruf bulunmamaktadır. Öyle olunca uyuşmazlığın adli yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.