YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18106
KARAR NO : 2012/27311
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu davalının taşınmaz satın almak için kendisinden aracılık hizmeti talep ettiğini, bunun üzerine kendisine … ili … İlçesi… Sitesi B1 blok No:14 adresindeki taşınmazı gezdirdiğini 25/1/2011 tarihli ”emlak görme belgesi” başlıklı sözleşme düzenlendiğini davalının taşınmazı beğenmesi üzerine 8/2/2011 tarihli alıcı -satıcı protokolünün düzenlendiğini, ancak dairede su tesisatından kaynaklanan akıntıların zarar vermesinden dolayı daireyi almaktan vazgeçmesi nedeniyle 14/2/2011 tarihli Kaparo Teslim Tutanağı düzenlendiğini, davalının dava konusu taşınmazı kendisini devre dışı bırakarak 16/3/2011 tarihinde satın aldığını, davalının 251/2011 tarihli emlak görme sözleşmesiyle borçlu olduğunu davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazın iptali ve inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı emlak komisyoncusu olduğunu davalının taşınmaz satın almak istemesi nedeniyle kendisine başvurduğunu davaya konu taşınmazı gezdirdiğini emlak görme belgesi düzenlediklerini davalının taşınmazı almaktan vazgeçtiğini bu nedenle Kaparo Teslim Tutanağı düzenlediklerini, davalının 16/3/2011 tarihinde kendisini devre dışı bırakarak taşınmazı satın aldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının talep edeceği bedelin %6 + KDV olduğu, ancak bunun cezai şart olduğundan hakkaniyet indirimi yaparak davacının talep edebileceği bedelin %3+ KDV olması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmuştur. Tazminattan indirim yapılmasını davacının önceden takdir etmesi düşünülemeyeceğinden indirilen miktardan dolayı davacı aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca alacağın likit olmaması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Nevarki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle birinci bent gereğince davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hüküm bölümünün 2.bendinin ve 9.bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerlerine aynen “davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına” ve “davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine” cümlelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.