Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/996 E. 2020/4971 K. 30.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/996
KARAR NO : 2020/4971
KARAR TARİHİ : 30.12.2020

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Mahkemece, bozma ilamından sonra asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Mahkemece bozma sonrası alınan 28.8.2019 tarihli kusur raporu içeriğine göre, davalı …’nın %80, kazalının % 20 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece ATK Genel Kurul raporu kapsamında işgöremezlik derecesi % 5.1 olarak kabul edilmiş ise de dosya içeriğine göre 25.06.2004 tarihli YSK raporunda bu oran başlangıç tarihi belirtilmeksizin ancak azalma kaydıyla % 4 olarak, ATK 3. İhtisas Kurulu’nun 27.02.2012 tarihli raporunda tarih belirtilmeksizin ve azalma kaydı da içermeksizin % 10.4 ve ATK Genel Kurulu’nun 21.11.2013 tarihli raporunda yine tarih belirtilmeksizin ve azalma kaydı içermeksizin %5.1 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece % 5.1 oranındaki iş göremezlik derecesi oranının başlangıç tarihi belirlenmeksizin ne varki %32.2, % 13.2 ve %18.2 işgöremezlik oranına göre bağlanan ilk peşin değerli gelirleri toplayıp % 90 kusur karşılığının karar altına aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre ilk olarak %90 kusura göre mahkemenin 10. maddenin varlığını kabul etmesine rağmen bu konuda herhangi bir gerekçe oluşturmaksızın karar verildiği ve bu yönde kazalının 31.01.1996 ve kaza tarihi olan 25.06.1996 dönemini de kapsar şekilde davalı işyerinde bildiriminin bulunması hususunun 9. ve 10. madde koşullarına etkisinin tartışılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, mahkemenin kabul ettiği iş göremezlik oranına göre bu oran baştan itibaren mi yoksa azalma kaydıyla mı gerçekleştiği hususunun ATK ‘dan rapor alınmak suretiyle belirlenmesi, bu belirleme kapsamında ödenen ya da fiili ödemeye dönüşen tutarlar Kurumdan sorulup belirlenmesi gerekirken, ayrıca 10. madde koşulları da yukarıda belirlenen şekilde irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.