Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1374 E. 2012/26301 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1374
KARAR NO : 2012/26301
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmer reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-davacı avukatınca duruşmalı davacı-davalı avukatınca duruşmasız olarak olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalı vekili Avukat … geldi karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile imzaladıkları 2.3.1987 ve 26.9.1991 tarihli devre tatil sözleşmeleri gereğince,… İlçesi,…mevkiinde bulunan 911 ve 1139 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki…. Tatil Sitesinde davacı …’in H bölgesinde bulunan 2.tip 12.devre 356 nolu evin , davacı …’in de H bölgesi 2. Tip, 10. devre, 356 nolu evin devre tatil hakkına sahip olduğunu, davalı tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557.000 TL. tutarında harcama yapıldığını, bu miktarın yenileme katkı payı adı altında devre sahiplerinin hisselerine düşen tutarlarda ödemeleri gerektiğinin bildirildiğini, oysa ki sözleşmenin 10. maddesinin c fıkrası gereğince, devre sahipleri olarak ödemekle yükümlü oldukları 2012/1374-26301
Miktarın, işletme servis bedellerinden ibaret olduğunu, davalının bu servis bedellerini de keyfi olarak fahiş belirlediğini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların devre sahiplerinden talep edilemeyeceğini, bu talebin 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı tarafça yenileme katkı payı adı altında talep edilen davacı … için 1492 TL., davacı … için 1791 TL. bedelden sorumlu olmadıklarının tespitiyle bu konuda yaratılan muarazanın men’ine , işletme servis bedeli olarak ödenmesi talep edilen 1.258 TL.nin ayrı ayrı 320 ,00 TL.na indirilerek bakiyesinden borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yenileme katkı payına ilişkin talebin, sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, davacı … aleyhine açtığı ve birleştirilen davada ise, yapılan bu imalatlar nedeniyle devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını, bu artış oranında da davalı-karşı davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 1.989 TL. tazminatın davalı-karşı davacı …’den, zenginleşmenin meydana geldiği 29.12.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davacı … yönünden, 98,88 TL. , davacı … için 98,88 TL. yenileme katkı bedelinden sorumlu olduğunun, bakiyesinden borçlu olmadığının tesbitine, 2006 yılı devre servis bedelinin 320 TL. Olarak tesbitine , birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, bu dava ile, davalı şirket tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yapılan işler gerekçe gösterilmek suretiyle, “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasının talep edilemeyeceğini belirterek, borçlu olmadığının tespitini ve bu hususta yaratılan muarazanın men’ini ayrıca kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullanarak ve yüksek miktarda ” işletme (devre ) servis bedeli ” belirlenerek ödenmesinin talep edildiğini ve bu bedelden de 320,00 TL. dışında borçlu olmadıklarının tesbitini istemiş, davalı ise, yapılan yenileyici ve iyileştirici imalatlar nedeniyle devre tatil sahiplerinin hisselerine düşen bedeli ödemekle yükümlü olduklarını, bu nedenle davacıların talebinde haklı olmadığını savunmuş, 2012/1374-26301
davacı … aleyhine açmış olduğu birleşen dava ile de, davalı-karşı davacı …’in sebepsiz zenginleşmesine dayanarak, tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalının tarafları, konusu ve sebebi aynı olacak şekilde asıl davada tesbit edilen miktar dışında yeniden talep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı şirket tarafından, 29.12.2005 tarihi itibariyle devre sahiplerinin sebepsiz zenginleşmesinin meydana geldiği belirtilerek, bu tarihe kadar yapılan yenileme giderleri nedeniyle tazminat isteminde bulunulduğuna göre, benzer dosyalarda Dairemize ait bozma kararlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı-karşı davacının, objektif iyiniyet kurallarına göre, evlerin ve müşterek kullanıma ayrılan yerlerin normal olarak kullanılabilmesi, varlığını koruyabilmesi için zaruri olan bakım ve onarımı, evlerdeki yıpranan eşyaların zorunlu olarak yenilenmesi için gereken masrafları davacı-karşı davalı devre tatilciden sözleşme kapsamına göre isteyebileceğinin kabulü gerekeceğinden, davalı-karşı davacı şirketin sebepsiz zenginleşmeye dayalı söz konusu talep hakkının da anılan sözleşmeden doğduğunun kabulü gerekir. Davacılar tarafından açılan menfi tesbit davası sonucunda, mahkemece verilen hüküm, davacıların 2001 yılından başlayarak 14.2.2005 tarihli yazı ile bildirildiği tarihe kadar davalı şirket tarafından yapılan makul ve normal tamirat,tadilat, yenileme ve onarım giderlerinden ünite ve devre başı ile davacı hissesine düşen bedelin yenileme katkı bedeli konusunda borçlu olduğu miktarı gösteren tesbit hükmü niteliğindedir. Davacı …’in borçlu olduğu tesbit edilen miktar ile birlikte sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiğini bildirdiği 29.12.2005 tarihine kadar talep edebileceği yenileme katkı bedelinin, davalı şirket tarafından icrai nitelik taşıyan eda davası ile talep edilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalının eda davası açmasında hukuki yararı da bulunmaktadır. O halde , birleşen dava açısından davacı …’in sorumlu olduğu 29.12.2005 tarihine kadar yenileme katkı bedelinin gerektiğinde ek rapor alınarak, davalıya ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacıların sorumlu oldukları 14.2.2005 tarihli yazı ile talep edilen Yenileme katkı bedelinin miktarının belirlenmesinde , Dairemizin emsal niteliğindeki benzer dosyalarında kabul edilen bilirkişi raporları ile tip 2 devre için hesaplanan 82,80 TL. üzerinden asıl davanın kabulü gerekirken 98,88 TL. Olarak kabulü de usul ve yasaya aykırı olup, davacılar yararına bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacıların ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın, 2. bent gereğince davalı şirket yararına 3. Bent gereğince davacılar yararına BOZULMASINA,900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya ödenmesine, peşin alınan 315,55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.