YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5683
KARAR NO : 2020/14524
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın koşulları bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Mağdur … hakkında Sapanca Devlet Hastanesince tanzim edilen 25.06.2015 tarihli adli raporda; “burnunda ağrı, kızarıklık ve şekil bozukluğu olduğu, film çekilmesi açısından bir üst merkeze sevk edildiği ve kesin raporun sevk edildiği birimce verilmesinin uygun olduğu” belirtilmiş olup, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kulak burun boğaz uzmanınca düzenlenen 03.07.2015 tarihli adli raporda ise; “nazal dorsumda sağda palpasyonla çökme ve krepitasyon mevcut olduğu, paranazal sinüs BT’sinde nazal fraktür tespit edildiği ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu” tespiti yapıldığı halde, bu raporda kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu hususunda bir derecelendirme yapılmadığı gibi, burnunda şekil bozukluğu görüldüğü belirlenen mağdurun bu yaralanması nedeniyle yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığı hususunda da bir rapor aldırılmadığı görüldüğünden, adli raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte mağdurun en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, kemik kırığının derecesinin ne olduğu, yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre,
2) Mağdur hakkında Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi kulak burun boğaz uzmanınca düzenlenen 03.07.2015 tarihli adli raporda nazal fraktür olduğu tespiti yapılmasına rağmen, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezasında, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
3) Olay günü mağdur …’in kullandığı kapalı kasa kamyonetini araçların geçişini engelleyecek nitelikte park etmesi nedeniyle, yoldan aracı ile geçemeyen sanıkla aralarında çıkan tartışma sonrasında, sanığın mağduru adli raporda belirtildiği şekilde yaraladığı olayda, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışmasız bırakılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısı ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.