YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8367
KARAR NO : 2020/4477
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, doktor raporları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, suç tarihinden önce tanışıp arkadaş olduğu on yedi yaşındaki mağdureyle cebir, tehdit veya hile olmaksızın birden fazla cinsel ilişkiye girmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, bu suçun soruşturma ile kovuşturmasının şikayete tabi bulunması ve oluşa uygun kabule göre sanıkla en son 2012 yılı Eylül ayında rızaen cinsel ilişkiye girip intikal tarihinde 26 hafta 4 günlük hamile olan mağdurenin 18.03.2013 günü şikayette bulunması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 73/1. maddesinde düzenlenen altı aylık kanuni şikayet süresinin geçtiği gözetilerek sanık hakkında müsnet suçtan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre şikayetin kanuni süresinde yapılmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 27.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.