YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18437
KARAR NO : 2012/27374
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından kendisine verilen ve hiçbir borcu bulunmayan kredi kartı ile …’de bir mağazadan 3.500 TL tutarında alışveriş yaptığını, ödeme için kredi kartını verdiğinde, “sahtekar statülü kart” yanıtı ile karşılaşan mağaza sahibinin karta el koyduğunu ve ilgili mercilere durumu bildirdiğini, … C.Başsavcılığı tarafından dolandırıcılık suçu nedeniyle kovuşturmaya tabi tutulduğunu, olayın yerel gazetede yer alması üzerine kamuoyu, eş, dost ve yüzlerce tanıdığına karşı davalı banka tarafından mağdur edilerek hakarete uğradığını ileri sürerek, 120.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 50.000TL manevi tazminatın olay tarihi olan 8.3.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan aldığı kredi kartı ile yaptığı alışveriş üzerine ödeme esnasında “sahtekar statülü kart”
yanıtı alan mağaza sahibinin karta el koyarak ilgili mercilere bildirmesi üzerine Savcılık tarafından dolandırıcılık suçu nedeniyle kovuşturmaya uğradığını, olayın yerel gazetede haber olduğunu, manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, 120.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Davaya konu olayda, yukarıdaki ilkeler değerlendirildiğinde davacı için 50.000 TL manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha makul bir manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 742.50 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.