YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20226
KARAR NO : 2012/26929
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, geçirdiği trafik kazası sonucunda felç olması nedeniyle tedavi olmak için davalı doktora başvurduğunu, davalının kendisini muayene ettikten sonra kök hücre nakli ile tedavinin mümkün olduğunu söyleyerek, ameliyat giderleri için 7.500,00 Euro aldığını, daha sonra ise ameliyat etmediği gibi, ödediği parayı da iade etmediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar
Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut olayda davacı, davalı doktora muayene olduktan sonra ameliyat için gerekli olduğunu bildirdiği parayı vermesine rağmen, ameliyat edilmediğini ileri sürerek, ödediği bedelin iadesini istemiş olup, taraflar arasındaki hasta doktor ilişkisi, Borçlar Kanununun vekalet akdi hükümlerine tabi olduğundan, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi, eldeki davaya bakma görevi de Tüketici Mahkemesine değil, genel mahkemelere aittir. O halde mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek, davaya tüketici mahkemesi ıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.