Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5950 E. 2020/4912 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5950
KARAR NO : 2020/4912
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkûmiyet; Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarih, 2017/312 esas ve 2018/544 karar sayılı ilam
2) Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.02.2019 tarih, 2019/31 esas ve 2019/278 karar sayılı ilam

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanık … ve müdafii ile sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteklerinin, 23/12/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık … yönünden “17.03.2017” sanık … yönünden “08.03.2017, 17.03.2017, 18.03.2017” yerine sanık ayrımı gözetilmeksin “08.03.2017, 17.03.2017, 18.03.2017” olarak yazılması,
2) Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1) Bölge adliye mahkemesi hükmündeki gerekçeli karar başlığındaki ve eleştiri kısmındaki suç tarihine ilişkin bölümün çıkartılmasına ve yerine gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmına sanık … yönünden “17.03.2017”, sanık … yönünden “ 08.03.2017, 17.03.2017, 18.03.2017” olarak yazılması,
2) İlk derece mahkemesi hükmünün TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle CMK’nın 303. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanıklar hakkındaki tahliye talebinin reddine, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.