YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2493
KARAR NO : 2020/4626
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.01.2018 tarih ve 2016/1000 E.- 2018/17 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.10.2018 tarih ve 2018/849 E.- 2018/1284 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı HNC Mim. Müh. Ltd.Şti’ye verdikleri çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiğini, iade edilmeyen ve bedelsiz kalan çekleri davalının iyiniyetli 3. iyiniyetli kişi gibi hareket ederek devraldığını, çeklerin tacir çeki olduğunu, davalı ile dava dışı lehtar şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çek ciro silsilesinin muvazaalı bir şekilde doldurulduğunu, …’ın yazı ve imzasının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, 30.09.2015 keşide tarihli 35.000 TL, 31.10.2015 keşide tarihli 35.000 TL ve 30.11.2015 keşide tarihli 35.000 TL çeklerin bedelsiz kaldığına ve davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının, davacı ve çek lehtarı ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, davalının önceki ciranta …’dan olan alacağı nedeniyle çekleri ciro yoluyla yetkili hamil olarak iktisap ettiğini, …’ın lehtar şirkete iş yaptığını, karşılığında çekleri aldığını, paraya sıkıştığını söyleyerek davalıdan borç para istediğini, karşılığında da çeklerin ciroyla devralındığını, keşideci ile lehtar arasındaki def’ilerin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacı keşidecinin dava dışı lehdar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan bedelsizlik def’ini davalı hâmile karşı ileri sürebilmesi için davalının çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini yöntemine uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, menfi tespite ilişkin hükmün davanın tarafı olmayan hamile karşı ileri sürülemeyeceği, … adına atılan imzanın bu kişiye ait olmadığı iddiasının keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden mücerret tedavül ettiği, davalının tacir olduğuna ve ticari defter tuttuğuna dair dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı, dava konusu çeklerin ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığı, keşideci ile lehtar arasındaki bedelsizlik durumunun yetkili hâmil davalı tarafından bilinmesi açıkça mümkün olmadığından bu konuda davalıya yemin teklif edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek alacaklının alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan, İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı yararına tazminata karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur
Bölge adliye mahkemesince, TTK’nın 818/1-e maddesi delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK’nın 687. maddesine göre, keşidecinin lehtarla aralarındaki def’ileri hamile karşı ileri süremeyecek olmasına, hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanamamış bulunmasına, çeklerin uygun ciro silsilesi içinde davalı hamile ciro edilmiş olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.