YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14375
KARAR NO : 2011/20107
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 35.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, 10 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu zarar gören çene yapısı nedeniyle davalıya dişlerini yaptırmak için başvurduğunu, taktırdığı 7 adet implantın iki gün sonra düştüğünü, davalının yaptığı yanlış tedavi sonucu çenesinde giderilmesi mümkün olmayan zarar oluştuğunu, bundan dolayı ızdırap çektiğini ileri sürerek, 35.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı kusurlu bulunmadığını bildirerek, fahiş ve yersiz olan talebin reddini dilemiştir.Mahkemece, 15.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davada, davalının kusurlu diş tedavisi sebebiyle uğranılan manevi zararın giderilmesi istenilmiştir.BK.49.maddesi belirlenen kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı, kişisel varlıkların korunması ile ilgilidir. Kişinin bedensel ve ruhsal bütünlüğü kişisel hakları arasındadır.Manevi zarar, duyulan elem ve ızdırabın karşılığıdır. Manevi tazminatın takdirinde eylemin ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmelidir. Tazminat miktarı hem haksız eylemi özendirmeyecek ve hem de zarar göreni ekonomik yönden zenginleştirme aracı olmayacak seviyede tutulmalıdır.
Mahkemece bu yön gözetilerek, hakkaniyete uygun bir miktarda manevi tazminata karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.