Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1833 E. 2020/4113 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1833
KARAR NO : 2020/4113
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’dan alacaklı olduğunu, … ile diğer davalı alacaklı …’in yakın akraba olduklarını, müvekkili tarafından açılan itirazın iptali davanın karar tarihi ile aynı günde 1. sırada yer alan alacaklı davalı … tarafından … İcra Müdürlüğü’nün 2013/1475 sayılı dosyasında borçlunun maaşına haciz konulduğunu, ödeme emrinin tebliği ve takibin kesinleşme şekli itibariyle de 1. sırada yer alan alacağın muvazaalı olup, müvekkil alacağının tahsilini engellemeye yönelik olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile müvekkil alacağının 1. sırada yer almasına talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında sadece akrabalık ilişkisinin bulunduğunu ve alacağın gerçek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava edilen 1. sıradaki takibe konu bononun tanzim ile takip tarihinin, davacının takip tarihinden önce olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonradan doğacak bir borç için önceden muvazaa yapılamaz. Bu nedenle alacağı dava ettiği takipten sonra doğan bir alacaklının önceden yapılan takip nedeniyle dava açması mümkün değildir.
Somut olayda davacı bankanın takip tarihi 07.03.2012 olup itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı, davalı …’ın takibinin ise 12.06.2013 tarihi olduğu, mahkemenin kabulünün aksine davacının alacağının doğum tarihinin davalı takibinden önce olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle dosyamızda az yukarıda belirlenen karinenin uygulanması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece davacının genel hükümlere göre davalı muvazaasını ispat etmeye yönelik deliller üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosyaya uyumlu olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.