Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2019/3493 E. 2020/4002 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3493
KARAR NO : 2020/4002
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden ve ruh sağlığın bozacak şeklide çocuğa cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kayden 22.09.1993 doğumlu olup duruşma ve hüküm tarihlerinde on sekiz yaşından büyük olan mağdurenin babası katılan …’nın, atılı suçtan doğrudan zarar görmeyip, velayet hakkına istinaden küçük mağdureyi temsilen dava ehliyetini kullanması ve mağdurenin reşit olmasından dolayı velayet hakkının sona ermesi karşısında mahkemece verilen katılma kararının hükümsüz hale geldiği anlaşıldığından, hükümleri temyize hakkı bulunmayan katılan … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Olayın intikal şekli, mağdurenin çelişkili beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın, kimliği belirsiz diğer sanıkların mağdureye yönelik işlediği çocuğun cinsel istismarı suçuna iştirak ettiği ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ise cinsel amaçla işledigi hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı TCK’nın 109/1,109/3-f maddelerine göre belirlenen cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 109/5. maddesi ile artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.