YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/568
KARAR NO : 2020/13655
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22/10/2014, iddianame düzenleme tarihinin 04/12/2014 olduğu, aynı gün incelenen Dairemizin 2020/2413 Esas sırasında kayıtlı Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/613 Esas, 2015/155 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24/07/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/12/2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Kolluk görevlilerince olay tarihinde sanık …’e ait iş yerine tefecilik suçuna ilişkin olarak mahkemeden alınan arama el koyma kararına istinaden gidildiği, iş yerinde bulunan ve olay tutanağına göre görevlilere iş yeri yetkilisi olduğunu beyan eden sanık …’in huzurunda yapılan aramada iş yerinde tezgah, vitrin ve dolap çekmecelerinde 13 adet imei numaraları kayıt dışı ya da klonlu cep telefonunun ele geçirildiği, sanık …’in savunmasında; iş yerinin sahibi olmakla birlikte iş yerine nadir olarak uğramakta olduğunu, dava konusu cep telefonlarından bilgisinin olmadığını, cep telefonu alımı işi ile çalışanı olan diğer sanık …’ın ilgilenmekte olduğunu beyan ettiği olayda, mahkemece sanık …’ın savunmasının da aynı doğrultuda olduğundan bahisle … hakkında beraat kararı verilmiş ise de, iş yerinin sahibi olan sanık …’in, iş yerinde satışa konu edilen cep telefonlarının niteliğini bilmemesinin mümkün olmadığı, olay tutanağına göre de arama işlemi için iş yerine gidildiğinde iş yerinde olduğu ayrıca Dairemizin aynı gün incelenen 2019/7936 Esas sayılı Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/391 Esas ve 2015/611 Karar sayılı dosyasında da 25/06/2014 günü aynı iş yerinde yine kendisinin bulunduğu esnada kaçak cep telefonu ele geçirildiği ve sanığın cep telefonlarını kaçak olduğunu bilmeden satmak amacıyla bulundurduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında sanık …’in savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, atılı suçun sübuta erdiği gözetilerek;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22/10/2014, iddianame düzenleme tarihinin 04/12/2014 olduğu, aynı gün incelenen Dairemizin 2019/7936 Esas sırasında kayıtlı Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/391 Esas, 2015/611 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25/06/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 05/06/2015 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.