YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15457
KARAR NO : 2011/20149
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.920.47 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde;davalının müvekkili kuruma bağlı … Devlet Hastanesinde labaratuar teknisyeni olarak çalıştığını, Ocak 2004-Kasım 2006 döneminde kendisine döner sermayeden haksız olarak toplam 3.920,47 TL ödeme yapıldığını,bu durumun Muhasebat Başkontrolü İsmail Kekeç tarafından düzenlenen 26/08/2009 tarih ve 106/İR-27/28 sayılı inceleme raporu ile tespit edildiğini,davalıya ödenen 3.920,47 TL alacağın ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;dava konusu alacağa ilişkin işlemin … 1. İdare Mahkemesinin 2010/448 E.2010/906 K.sayılı kararı ile iptaline karar verildiğini, mahkemenin bu kararın aksine bir karar vermesi halinde birbirine tezat iki yargı kararı verilmiş olacağını,müvekkiline fazla yapıldığı iddia edilen ödemelerin tamamen idarenin kendi kusurundan ve bilgi azlığından kaynaklandığını, ayrıca dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda;davalıya davacı tarafından yapılan yanlış hesaplama üzerine fazla ödeme yapıldığı,davacının davalıdan bedelin iadesini istediği ancak davalının geri ödeme yapmadığı,eldeki kayıtlara göre davacının kendi uhdesindeki kayıtlar üzerinde yanlış inceleme yaparak fazla ödemeye neden olduğu,davalının herhangi bir yanıltıcı müdahalesinin olmadığı,buna rağmen davacı idarenin bu hata yapıldıktan sonra altmış günlük idari dava süresi içinde ödenen herbir bedeli geri almayı isteyebileceği halde bu süre içinde bir işlem yapmadığı,ödemenin üzerinden belirtilen süreden daha fazla süre geçtikten sonra bu kez iade edilmesinin istendiği,böyle bir geri ödeme isteminin devletin devamlılığı ve hukuksallığı içinde değerlendirildiğinde önüne geçilmez uygulamalara neden olabileceği ve bu durumun kötüye kullanılmasına neden olabileceği, her ne kadar davacı tarafça bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği gibi bir iddiada bulunulmakta ise de yasal sürelerin her kişi ve kurum için bağlayıcı olması gerektiği idarenin elinde bulunan yasal süre geçtikten sonra böyle bir istemde bulunmasını hukukun korumayacağı, ayrıca idare tarafından yasal süresi içinde yapılan fazla ödemeye dayanak işlemin iptal edilmediği,bu hali ile ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödenmesinin mümkün olmadığı zira ortada iptal edilmiş bir işlem bulunmadığı, bu hali ile davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davada,davacı idare; … Hastanesinde labaratuar teknisyeni olarak çalışan davalıya Ocak 2004-Kasım 2006 döneminde döner sermayeden haksız olarak ödendiği iddia edilen 3.920,47 TL alacağın ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenilmektedir.Dosya kapsamından davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir karara dayandığı iddia ve ispat edilmiş değildir.Ödemenin idari bir hatadan kaynaklandığı kabul edilmektedir. Davalı tarafından … 1.İdare Mahkemesinin 2010/448 Esası ile açılan dava sonucunda yapılan ödemenin geri alınmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.İdare Mahkemesi gerekçesinde Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 gün ve 1968/8 E. 1973/14 K. Sayılı kararına atıfta bulunmuştur. Borçlar Kanununun 62.maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.HGK. Nun 05.12.1984 tarih 1982/387E-1984/997K. Sayılı kararında ;herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.Yerel Mahkemenin gerekçesinde anılan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun kararına atıfta bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kararın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden, gerekse ödemeyi yapan kişiden geri alamaması şeklinde bir sonuç doğuracağı ve bununda idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı HGK’nun 05.12.1984 tarih 1982/387E-1984/997 K. ile kabul edilmiştir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.01.1973 tarih 1972/6 E. 1973/2 K.Sayılı kararı ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 gün ve 1968/8-1973/14 sayılı kararı;idarenin ‘şart tasarrufuna’ ilişkindir.Somut olayda ise; davacı idarenin mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden söz edilmektedir.O halde,mahkemece,herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazıl şekilde hüküm tesisi isabetsiz,temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Hükmün HUMK.nun 428.maddsi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.