YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2994
KARAR NO : 2020/7317
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.02.2020 tarihli ve 2018/16134 Esas, 20201903 Karar sayılı ilamı ile temyiz süresinden reddine karar verilmişti. Davalı borçlu vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, 24.10.2013 tarihinde haczedilen balya makinesinin 24.07.2013 tarihinde dava dışı …’dan satın alındığını, davacıya ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin olmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve alacaklının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu vekili; dava konusu mahcuzun müvekkili tarafından dava dışı firmadan satın alındığını, daha sonra 24.07.2013 tarihinde dava dışı …’a çek karşılığında satımı hususunda anlaştıklarını, satım bedeli çekin alınmasından sonra mahcuzun alıcı …’a teslim edildiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, …’ın mahcuzu müvekkiline iade etmesini beklerken,üçüncü kişi ile …’ın muvaazalı şekilde satım sözleşmesi yaptıklarını öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ve tazminat talebinin reddine ilişkin verilen karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından tazminat bakımından, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından ise esas yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 28/03/2018 tarihli ve 28/03/2018 Esas 2018/ 10086 Karar sayılı ilamı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklı vekilinin ve davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı 3. kişinin kötüniyet tazminatı talebi olduğu gibi, takip borçlusunun takip tarihi ile aynı gün ödeme emrini bizzat giderek PTT şubesinden tebliğ alması, aynı gün İcra Dairesine başvurarak sürelerden feragat ederek hakkında gecikmeksizin fiili haciz yapılmasını talep etmesi, davalı alacaklının borçlunun eşinin kardeşi olması ve davalı borçlu vekilinin cevap ve temyiz dilekçesinde açıkça mahcuzun dava dışı …’a satılıp teslim edildiğini beyan etmesi karşısında alacaklının kötüniyeti de kanıtlandığından tazminatla sorumlu tutulmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulü ile, davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 27.2.2020 tarihli ve 2018/16134 Esas, 2020/1903Karar sayılı ilamı ile gerekçeli karar 08.11.2018 tarihinde temyiz eden davalı borçlu vekiline tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 20.11.2018 tarihinde verildiği, İcra Mahkemesi kararlarına karşı 10 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra karar temyiz edildiğinden bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı borçlu vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dosya kapsamına göre, gerekçeli kararın 8.11.2018 tarihinde davalı borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 19.11.2018 tarihinde temyiz dilekçesini UYAP sistemi üzerinden havale ettiği, bu durumda süresi içerisinde kararın temyiz edildiği anlaşılmakla Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak temyiz incelemesine geçildi.
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Dairemizin 27.2.2020 tarihli ve 2018/16134 Esas, 2020/1903 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına,yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 796,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.936,00 TL’nin karar düzeltme isteyen davalı borçludan alınmasına, 17.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.