Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/15988 E. 2013/18864 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15988
KARAR NO : 2013/18864
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ….Tuğla Fab. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 1.5.1998 tarihinden 2008 yılı haziran ayı sonuna kadar tuğla fabrikasında asgari ücretin 2 katı net ücretle sürekli çalıştığı halde Kuruma eksik bildirilen günlerin tespitini istemiş olup, Mahkemece, işyerini devralan … Tuğla Fbr San Tic Ltd Şti’nde geçen çalışmaların tam olarak bildirildiği kabul edilmiş, diğer davalı yönünden istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 Sayılı Kanun’un 86/9. Maddesidir. Anılan Kanunlarda ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Yasa’nın 82. maddesinde (Değişik madde: 06/03/1981 – 2422/13 md.) “Sigortalıların çalıştırıldığı işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur….” hükmü öngörülmüş olmakla, devir öncesi dönem bakımından tespit hükmü kurulurken prim borç ve ferilerinden işyerini devralan … Tuğla Fbr San Tic Ltd Şti’nin de sorumlu olduğunun gözetilmemesi isabetsizdir.
Dosya kapsamına göre, davacı hakkında işveren tarafından 9 adet işe giriş bildirgesi verilerek Kuruma intikal ettirilmişse de, mahkemece yaptırılan bilirkişi
incelemesi sonucunda iki adet bilirkişinin davacının eli ürünü olduğu diğerlerinin eli ürünü olmadığı gözetilerek, bu tarihler esas alınmak suretiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ne var ki, işyerinin tuğla fabrikası olduğu gözetildiğinden çalışmanın mevsimlik olup olmadığı üzerinde durulmadığı ve kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
İddia edilen çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; toplanması gereken bütün delillerin toplanmadığı ve re’sen delil toplama yoluna gidilmediği, davalıya ait işyerinde ne tür işlerin görüldüğü ve görülen bu işlerden hangilerinin sürekli, hangilerinin mevsimlik işler olduğunun tam olarak saptanmadığı, bu kapsamda davacının çalışmaların hangi bölümde hangi tarihlerde geçtiği hususunun da netleştirilmediği görülmüştür.
Bu nedenle, dönem bordroları celbedilmeli, işçilik alacakları dava dosyasındaki deliller irdelenmeli, tarafların bildirdiği tanıkların anlatımı ile yetinilmeyerek, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinde ne tür işlerin yapıldığı, bu işlerin mevsimlik olarak mı, yoksa yılın tamamında mı yapıldığı, yine, dava edilen dönemde davacı tarafından yıllara göre bu işlerin hangilerinde ve hangi dönemlerde çalışıldığının ve hiç çalışılmayan yıllar olup olmadığı hususunda, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek, kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde işveren tarafından dönem bordrolarında isimleri bildirilen veya aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak, bu kişilerin beyanlarına başvurulmalı, bu şekilde davacının gerçek çalışma süreleri tespit edilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca taleple bağlı kalınarak bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.