YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5728
KARAR NO : 2020/7418
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptaline, karşı dava ise yersiz ödemenin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı’nın açtığı birleşen karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı – karşı davacı … Kurum Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 20/10/2016 tarih, 2016/12280 E. – 2016/12665 K. sayılı bozma ilamında, eksik inceleme yapıldığı, davacı ile boşandığı eşine ait adreslere yönelik araştırma yapılması ve soruşturmanın genişletilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Dairemizin önceki bozma ilamlarında da belirtildiği gibi, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesidir. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Somut olayda davacı ile boşandığı eşine ait adreslerdeki muhtarlar ve azalar dinlenilmiş; elektrik, su ve telefon abonelik bilgileri ile yerleşim yeri adresleri ve seçim sandık bilgileri celp edilmiştir.
Bu kapsamda, davacı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde medula sisteminde kayıtlarda görülen adresleri ile banka kayıtlarında yer alan adresleri tarihleri de sorulmak suretiyle araştırılmalı; bu yerlerde ikamet eden komşular (ihtilaflı dönemde, davacı ve eski eşin her bir ikamet adresindeki komşular) re’sen ve ayrı ayrı belirlenip kanaat edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla beyanına başvurulmalı, tanıkların beyanları arasında çelişki olursa bu çelişki giderilmeli; …’nın 28/05/2010 tarihli tutanağında ifadesi bulunanlardan sadece birinin Mahkemece dinlenildiği anlaşılmakla, diğer iki tanığın da beyanları alınmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mevcut delillerle karar verilmesi isabetli değildir.
O halde, davalı – karşı davacı … Kurum Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.