YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19387
KARAR NO : 2012/1731
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın bir kısım davacılar tarafından reddi, bir kısım davacılar tarafından kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar, adlarına kayıtlı 17 nolu Bağımsız Bölümü yaklaşık 15 senedir trafo olarak kullanan davalı kurumdan son 5 yıl için 10.000 TL ecrimisilin yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili muhdesatın kendilerine ait olduğunu, trafonun kendileri tarafından imal edildiğini, tapu kaydının beyanlar hanesinde adlarına kayıtlı olduğunu men için ihtar gönderilmediğini, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, işyeri olarak kira esasına göre hesap yapan bilirkişi raporu doğrultusunda, kira esasına göre belirlenen 9.600 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisil, başkasının taşınmazını haksız işgal eden kötüniyetli zilyedin ödeyeceği tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir mahrumiyetidir. Kural olarak kira esasına göre ecrimisil belirlenirken ecrimisil istenen ilk dönem için dava konusu taşınmaza benzer, kiralananlara ait emsal kira sözleşmeleri, taraflarca sunulmazsa mahkemece re’sen araştırılarak, büyüklüğü çevresel özellikleri karşılaştırılarak, emsal ve rayice göre kira belirlenir, sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara TEFE (ÜFE) artış oranından az olmamak üzere ecrimisil hesabı yapılır.Tapu kaydına göre katmülkiyeti kurulu taşınmada davaya konu 17 nolu bağımsız bölüm davacılar adına kayıtlı olup, davalı lehine şerh konulmamıştır.Belirtilen bu ilkelere uyumaksızın, emsal incelenmeksizin, soyut belirlemeler ile hesap yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.