YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7846
KARAR NO : 2020/19000
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 05.06.2010-24.12.2013 tarihleri arasında usta aşçı olarak çalıştığı, davacının son ücretinin asgari geçim indirimi hariç 2.200.00 TL olduğunu, davacının hafta tatili, genel tatil ve milli bayram çalışmaları ile fazla mesai ücreti ve izin ücretinin ödenmediğini, akdin davalı tarafça feshedildiğini, işten çıkışta davacıya 4.752.35 TL ihbar tazminatı ile 11.454.52 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ancak işçilik alacaklarının eksik ödendiğini, davacının ilk 1,5 yıl Kasım-Mart aylarında 06.00-19.30 arası Nisan-Ekim aylarında 06.00-22.00 arası çalıştığını davacının son iki yıllık çalışma döneminde Kasım-Mart aylarında 07.30-19.30 arası, Nisan-Ekim aylarında 07.30-22.00 arası çalıştığını fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek, kıdem, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işten çıktığını, en son ücretinin 3.263.13 TL brüt olduğunu, davacının fazla mesailerinin ödendiğini, izinlerinin kullandırıldığını, kullanılmayan izinlerinin ücretlerinin ödendiğini, davacının haftanın 6 günü 08.00-18.00 arası çalıştığını, iklim koşulları sebebiyle her yıl 20 Aralık -20 Şubat arasında 2 ay boyunca davalı işyerinde çalışma yapılmadığını, çalışılmayan bu dönemde de işçi maaşlarının ödendiğini, bayram ve hafta tatili çalışması doğması halinde karşılığının ödendiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı davacının temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2019 tarih ve 2017/13440 E., 2019/22751 K. sayılı ilamı ile;
Fazla mesai tahakkuku bulunan ve karşılığı miktarın davacı işçinin banka hesabına yatırıldığı anlaşılan bordrolarda davacı imzasının bulunmadığı buna göre davacının fazla mesai alacağının hesaplanarak takdiri indirime tabi tutulduktan sonra belirlenecek miktardan bordrolarda gösterilip ödendiği anlaşılan tutarın miktar olarak mahsubu gerekirken bordroların bulunduğu ayların hesaptan dışlanması keza aynı hususun ulusal bayram genel tatil alacak hesabında da yapıldığının gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonra da Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, ilk kararda kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti, fazla mesai ve genel tatil alacakları kabul edilerek hüküm kurulmuş olmasına ve bu alacaklardan kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacakları bozma dışında bırakılmış olmasına rağmen, bozmadan sonra verilen kararda “bozmaya konu yapılmayan alacakların onanarak kesinleştiği” gerekçesiyle bu alacaklar hakkında hüküm kurulmadığı görülmüştür. Hüküm sonucu bu hali ile infaza uygun değildir.
Mahkemece kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları ile ilgili hüküm kurulmaması HMK’nun 297. maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2012 yılı Cumhuriyet Bayramı çalışma ücreti, Kurban Bayramına denk geldiği ve davacının dini bayramlarda çalışmadığı gerekçesi ile hesaplanmamıştır. 2012 yılında Cumhuriyet Bayramı Kurban Bayranıma denk gelmemekte olup, bu 1 günlük ulusal bayram genel tatil çalışmasının ücretinin de hesaplanması gereklidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/12/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.