YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2485
KARAR NO : 2020/4220
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.09.2017 tarih ve 2016/234 E. – 2017/191 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kısmen kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.06.2018 tarih ve 2018/172 E- 2018/1002 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kefil olarak yer aldğı bonoya dayalı olarak davalı tarafından başlatılan takipten sonra imzalanan protokol gereği davacının takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin ve senedin davacı yönünden iptaline, ibra sözleşmesinden sonra davacının maaşından yapılan kesintinin iadesine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, eniştesinin kurduğu şirkete yapacakları yatırım ile FOREX piyasasında para kazanacaklarını söylediği bunun üzerine davalının çeşitli bankalardan kredi çekerek ilk etapta 250.000,00 TL’yi vererek karşılığında dava konusu senedi aldığını, ancak daha sonra dolandırıldığını anladığını, senede dayalı olarak başlattığı takipten sonra imzalanan protokolün tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığını, gabin halinin mevcut olduğunu ve protokol hükümleri yerine getirilmediğinden protokolün geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında şekli şartları itibariyle geçerli yazılı bir ibra protokolü olduğu, davalı tarafın ibra protokolünün geçersiz olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunamadığı, protokolde kararlaştırılan borcun tamamının ödenmemesi nedeniyle protokolün geçersiz olacağı iddiasının gerek protokolde borcun protokol tarihi itibariyle ödendiği kaydına yer verildiği gerekse HMK’nın 201. maddesi düzenlemesi karşısında kabul görmediği, davalının şirket sahibi olduğu, taraflar arasında imzalanan ibra protokolünde davalının öğretmen olan davacıya nazaran daha basiretli davranması gerektiği, zira davalının davacıya göre para ilişkisinden kaynaklanan konularda daha bilgili ve deneyimli olmasının hayatın olağan akışına uygun düşeceği kanaati ile davalının gabin iddiası dikkate alınmadığı, kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacının kefili olduğu senet yönünden yapılan icra takibinden sonra taraflar arasında düzenlenen protokole göre davacının davalıya icra dosyasına mahsuben haricen 83.000.- TL ödeme yaptığı, protokol metninde açıkça 83.000.- TL’nin davacı tarafından ödendiğinin açıklandığı, bu paranın ödenmesi sebebiyle senetten kalan borçtan dolayı davacının sorumlu olmayacağı, dava konusu hukuki işlemin tanıkla ispatın mümkün olmadığı, takipten sonra ibraname düzenlendiği nazara alındığında davalının takipte kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, ancak, dava konusunun para ile ölçülebilir olduğu bu nedenle davacı yararına nisbi vekalet ücreti verilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kararın vekalet ücretine ve harca hasren kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 16.166,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.