Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6829 E. 2020/7371 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6829
KARAR NO : 2020/7371
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin murisi …’nun 06.11.2010 tarihinde vefat ettiğini, … ilçesi, … köyü, … köyü ve … köyünde bulunan birtakım taşınmazların müvekkillerinin murisi adına kayıtlı olduğunu, murisin vefatı ile mirasçıları ve müvekkiline kaldığını, dava konusu taşınmazlara davalıların müdahale ettiklerini, müdahalenin herhangi bir hukuki ve yasal dayanağının bulunmadığını, vekil edeninin sözlü olarak davalılar defalarca müdahalenin sona erdirilmesi için uyardığını ancak davalıların kiracı olduklarını beyan ederek müdahaleyi sona erdirmediklerini, davalılar ile kira ilişkisinin söz konusu olmadığını, davalıların 2011 yılından bu yana yasal bir dayanak olmadan müdahalelerine devam ettiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazlara davalıların haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; HMK gereğince harcın yatırılması için mahkemece verilen sürenin kesin olduğunu, harcın bundan sonra tamamlattırılmasına muvafakatleri olmadığını, vekil edenlerinin dava konusu taşınmazlardaki tasarrufunun davacının murisi ile yapmış oldukları kira sözleşmesinden kaynaklandığını, kira sözleşmesinin bitiminde de vekil edeninin sözleşmedeki taşınmazları kullanmayı bıraktığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, anılan sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından eksik kalan harcın tamamlanmadığı ve son celsede vekil edeninin eksik harcı tamamlama gücü olmadığına dair beyan nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi davasıdır.
Konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey (mal varlığı, mamelek hakkı) olan (yani, konusu belli bir değerle ilgili bulunan) davalarda karar ve ilam harcı nispidir. Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri dava açarken davacıdan peşin olarak alınır. Peşin olarak ödenecek olan bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Ayrıca, harç ikmal edilmemesinin yasal sonuçları da Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. maddesinde duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirtilmiştir.
Kural olarak yargı harçlarının davanın açıldığı sırada ödenmesi gerekir. Harcı ödenmeyen dava dilekçesinin kabul edilip, mahkeme esas defterine kaydının yapılması halinde bahsi geçen Yasa’nın 30. ve 32. maddeleri gereğince ödenmesi gereken harç miktarının belirlenerek harcın ikmali için süre verilmeli, verilen sürede harç yatırılmadığı takdirde, Harçlar Yasası’nın 30. maddesi gereğince davaya devam edilmeyerek HMK’nin 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK’nin 150/5. maddesi gereğince üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Mahkemece, Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. maddeleri gereği dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken usulden red kararı verilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.