Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5139 E. 2020/4896 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5139
KARAR NO : 2020/4896
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Adalet Bakanlığının, 29/06/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/564 esas, 2017/89 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında 13/06/2014 tarihinde işlediği iddia edilen, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın tebliğ edildiği ancak itiraz hakkının gösterilmediği,
2- Sanığın tedbirin infazına başladığı ancak erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı,
3- Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/564 esas, 2017/89 sayılı kararıyla, TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile ceza miktarının “iki yıldan beş yıla kadar hapis” olarak değiştirildiği cihetle, suç tarihinin 13/06/2014 olması karşısında aleyhe kanun değişikliğinin sanık hakkında uygulanamayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekirken, yazılı şekilde lehe kanun değerlendirilmesi yapılmadan fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/564 esas, 2017/89 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz yolu açık olduğu halde, kararda bu husus belirtilmediği için, karar içeriğindeki yasa yolu bildiriminin usulsüz olması nedeniyle kararın usule uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemez. Dolayısıyla erteleme kararına karşı şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, tebligat evrakına şerh yazılmak suretiyle usulüne uygun bir şekilde kararın yeniden tebliğ edilerek kesinleştirme işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, kesinleşmeyen karara dayanılarak yapılan infaz işlemlerinin hukuka aykırı olması nedeniyle bu hususta kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2017 tarihli ve 2016/564 esas, 2017/89 sayılı kararına karşı yukarıda belirtilen sebeple kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.