YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14189
KARAR NO : 2011/20074
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.486.06 TL alacağın istirdaden faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; Teftiş Kurulu tarafından yapılan denetimde özel muayenesi olmayan doktorlara fazladan ek ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalıya da 2008 yılının 8.ayında toplam 2.486.06 TL fazladan ek ödeme yapıldığı belirtilerek bu hazine zararının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı, yargılamaya katılmamış, cevap vermemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı temyiz etmektedir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda (bilirkişi tarafından başkaca inceleme yapılmadan); “dosyada mevcut ve aksi yazılı delil ya da kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispatlanamayan müfettiş raporu gereğince davacının davalıdan 2.486.06 TL kamu zararını talep etmeye hakkı olduğu” belirtilmiştir.
HUMK.nun 275.maddesi; “Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmünü getirmiştir.Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanakları olan özel ve somut nedenleri belirtmek zorundadır. Ayrıca raporun denetime elverişli olması da gerekir.Somut olayda, davacı kurum müfettiş raporuna dayanılarak tanzim edilen bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.Bilirkişi raporu hazırlarken, herbir hasta kaydı ve dosya ile birlikte ilgili evrakları inceleyerek, iadesi istenebilecek meblağın varlığını ve miktarını belirlemelidir.Bu nedenle mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde yeniden rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.