YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/513
KARAR NO : 2012/7272
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı, fazla mesai ile genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, genel tatil, fazla mesai ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının dilekçedeki adresi “… i” ve bu adresin üzeri de kalemle çizilerek … olarak gösterilmiştir. Bu şekilde yazılan ve yeterli açıklığa sahip olmayan dilekçenin adres yönünden yeterli olduğunun kabulünden sözedilemeyecektir.
Adresin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde davacıya tebligat yapılamaması halinde mahkemece davacı adresinin resen tahkikine lüzum ve zaruret bulunmamaktadır.
Davacının tebligat yapılamasa dahi gelmemesi duruşmaya nedeniyle dosyanın HMK 150 (HUMK.nun 409). maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Davacıya çıkarılan tebligat parçasının dosyaya dönmemesi üzerine mahkemece 28/04/2011 tarihinde “Duruşma günü tebliği 28.04.2011 tarihi ve sonrasında yapıldığının tespit edilmesi halinde tarafların şahit ve delil listelerini tespit tarihinden 20 gün içerisinde mahkememiz dosyasına ibraz etmesine,” şeklinde ara karar verilmiştir.
Davacı kendisine tebligat yapılmamasına rağmen 29/04/2011 tarihinde duruşma zaptından bir suret almıştır.
Mahkeme davacının duruşma zaptından suret almasına rağmen yenileme işlemi yapmaması nedeniyle üç aylık süre geçtiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Mahkemenin 28.04.2011 tarihli ara kararında, tebligatın duruşma tarihinden önce davacıya yapılmış olması halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yenilenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
1086 Sayılı HUMK 409/1 maddesine göre “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.”
Maddenin açık düzenlemesi karşısında bir davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için öncelikle yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi şarttır.
Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması halinde davacının HUMK 409/3-4 maddeleri gereği 3 aylık süre içerisinde davasını yenilemesi hakkı vardır.
Mahkeme hükmü ancak açık olduğu takdirde taraflar açısından anlaşılabilir ve bu ölçüde bağlayıcı olur.
Mahkeme ara kararında tebligatın duruşma tarihinden önce davacıya yapılmış olması halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yenilenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir hüküm tesis etmediğine göre davacıya yüklenen vazife ara kararından anlaşılamamaktadır. Nitekim davacı mahkemenin belirlediği 06.10.2011 tarihli duruşmaya katılmıştır.
Mahkemenin ara kararının açık ve anlaşılabilir olmamasına rağmen, davacının davayı yenileme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, davanın takip edilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi